

Sevgilim geç kaldın aşka
Beni de hayata geç bıraktın
Yaşayan bir ölüyüm şimdi
Sensiz, sessiz son baharda
Yaşayan bir ölüyüm şimdi
Sensiz, sessiz son baharda
Cennetlik duygularla
Cehennem oldum kaldım
Sevgilim inanmadın aşka
Gerçekle yüzleşince korkup kaçtın
Beni anınca için sızlamaz mı?
Hangi yasak iki kalbe bedeldir söyle
En tatlı rüyadan uyandım
Yandım, Yandım, Yandım
..........
Nilgül & Bertuğ Cemil | Yandım, yandım
Resimler | ASKOZLEM Fasl-ı Mai
- 01 - ASKOZLEM (31)
- 02 - Resimli Şiirler (48)
- 03 - Şiirler (26)
- 04 - Denemeler (50)
- 05 - Bir şarkı duydum... (88)
- Barış Akbalı (4)
- Burcu Yıldızer (7)
- Can Dündar (4)
- Can Yücel (4)
- Ceyhun Yılmaz (14)
- Cezmi Ersöz (6)
- Dilek Akın (3)
- Dilek Eğri (11)
- Elem Nâr (3)
- Free Chaos (3)
- Gecem Efsun (1)
- Hasan Karadeniz (10)
- HÜMeyra Karagöz (1)
- İclal Aydın (5)
- İsmail Sarıgene (15)
- Kaan Özer (2)
- Kahraman Tazeoğlu (18)
- Kenan Kalecikli (2)
- Mehmet Coşkundeniz (10)
- Murathan Mungan (5)
- Naşide Göktürk (3)
- Okan Savcı (6)
- Ozan Uğraş (1)
- Pelin Onay (41)
- Selahattin Yetgin (5)
- SuPRaDYn (21)
- Tuba Özdemir (8)
- Yılmaz Erdoğan (4)
- Yılmaz Odabaşı (7)
- Çisel Onat (4)
- Şule İdiz (3)
Yeni Yorumlar
Linkler

seni yazmak istiyorum gecenin koynunda
seninle uyumak
ilk defa yıldızların altında
selviler boyu sen kehribar kokularıyla
ölü bir dilin tarih tutanaklarında
her gün biraz daha sen her sen biraz daha
rüyalarım da...
seni yazmak istiyorum denizin dalgalarına
seninle ulaşabilmek
ilk defa yakamozların altında
dalgalar boyu sen yosun kokularıyla
ölü bir dilin tarih tutanaklarında
her gün biraz daha sen her sen biraz daha
rüyalarım da...
düşlerim gebeyken sana
başka düş yasak bana
kalbim uymuyor başka aşka
dön gel artık lütfen anla
ah incindim, tazelendim
hep kaybettim
deli bozuk sevgilim..
Şiir: Zeki Çelik
Müzik: Cüneyt Asi Duru
Vokal: Çisel Onat
Sabah ezanıydı...
Aklımın bütün kuşları buz kesmiş, kanatları sancılı bir sessizliğe kapanmıştı.
Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmıştı derinliğimi, hangisinden atlasam yüzün tutuyordu beni.
Keder de yüzünü çok sevmiş olmalıydı...
Dokunmak ne zamandır günahtı ki sevişmelerimizin parmak izi tenimize düşmüyordu!
Avuç içlerimde uyuttuğum bir yalan olabilir miydin?
Fısıltıyla söylediğim ninniler, bilmediğim gözlerden damlarken
Fondaki hüzün seni görmüyor olabilir miydi?
Hazin bir rengi vardı bütün sabahların...
Ve iliklerimden geçiyordu sert rüzgarlar...
Ya da gözlerim hep yorgun olmalıydı..
Belki de ağzımdaki tadın ağırlığından yanıyordu canım...
Ama yanıyordu işte....
Sana gelen yollara çığ düşmüştü
Ve ayaklarımdan geçiyordu cesaretsizliğim
Ya da ben yol yordam bilmez olmuştum
Belki de gözlerindeki iklimlerin kara kışlarında kalıyordum
Ama gelemiyordum işte...
/... Tarifsizdim .../
Senin huzurlu yalnızlıkların vardı ve bana düşmandı!
Ne zaman gelse, beni incitmeden tutar, aklının en uzak odasına götürürdün
Kapanan kapı incinen huzurun olurdu bilmezdin...
Bütün duvarları kana boyardı öfkem ve ben de kırmızıya düşmandım!
Yüzümde en koyu ağıtı yakıp, ses çıkarmadan çıplak ayakla dolaşırdım düşüncelerinde...
Her köşe başında seninle karşılaşır, gözlerinin tam içine bakmaktan alıkoyamazdım kendimi.
Bakışlarımın ayazı bütün yaprakları dökerdi ama üşümene asla izin vermezdim
Yağmurlarım senin toprağına yağmazdı çünkü, bilirdim..
/... Kırmızıydım .../
Altı üstü üç gündü ömrüm,
Seni beklerken tükettiğim kaç ömürde (s)akladım günahımı?
Sığdırabildim mi?
Aşk çok mu mühimdi ki, ölümlerden ölüm beğenemediğimizden bütün suçu biz üstlendik?
Acısını ciğerlerimizde hissedip,
Sigaradan sandık, idam ettik dumanını son arzusunu sormadan...
/... Ya şimdi? .../
Akşam ezanı...
Aklımın bütün kuşları göç etmiş olmalı
Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmış derinliğimi, hangisinden atlasam aşka düşüyorum yüzüstü
Sersemim, başı dönüyor duygularımın
Hatta tutmasam kendimi aşkın tam üstüne kusabilirim.....
Kelimelerimde isyan var, dudaklarım açısını şaşırıyor
Adını mırıldansam, harf harf dişlerime çarpıyorsun
Tarifsizliğimi alıp, öfkeme gizliyorum kırmızı nabzımı tutuyor
Belki de, bu ağıt yakışmadı yüzüme ondan yanıyor canım....
Ama yanıyor işte, yanıyor...
/... KAYBOLUYORUM.../
b e n i / i ç i n e / a l !
Şiir & Resimler: ASKOZLEM Fasl-ı Mai'08
Gözlerin diyorum
yüzyılın en iyi on şarkısı arasına girmiş
ilk üçü soruyorsan onlar intihar etti
dilimde kışın ortasında bestelenmiş gözlerin
arabesk desem değil jazz desem olmaz
ritmi kendinden menkul…
Ellerin diyorum
en iyi üç kompülsifimin arasına girmiş
ilk ikiyi sorarsan henüz obsesyon aşamasında
dokundum ellerine
bir dokunun katmanlarından en dibe iner gibi
sinir uçlarımı dezenfekte edip sana tertemiz sinyaller gönderir gibi
bir fahişenin düz kaslarını perma yapıp refleks bir buluşmada
sana sununca acilen öpüşmemiz gibi dokundum ellerine
ellerin ufaktı tam yanağıma göre evirilmişti
hiçbir parmağın taşmıyordu yanağımdan
ne sevdiğinde ne vurduğunda...
Bileklerin diyorum
hiçbir bileklikle ödüllendirilemeyecek kadar ürkütücü
şimdi toplam dört bileğin ikisi benim olsun
ikisi senin
sol bacağındaki yanık içinde yazı tura atalım derim
bileklerimizi birbirine bağlayan bir kelepçe vardı
senin yüzük dediğin
nikâh salonunun terasında beş yüz kere evet dediğimiz
bir mikrofon vardı şimdi
benim Akdeniz’e doğru sensiz küfür bastığım
ki bel altı küfürleri hep tuzda bekletip ağızda gargara yaptıktan
sonra sallamayı yeğlerim.
Bir de nikâh masası vardı üstünde sevişirken senin ''Ahhh evet'' dediğin...
Sözlerin diyorum
ipek gibi boynuma dolanırken
önce genital organlarım tutuklanırdı
sonra dilim tutulur
çıkarılır yerinden
üstünde son cümlem yapışıktır
kezzapla temizlenir bütün kelimelerden
dahili ve harici bir düşman yılanı gibi sözlerin
beynimin kıvrımlarında süzülünce
sensizlik suyunu içerken artık hiçbir hayvanın dokunuşu
tenimi rahatsız etmiyordu
konuş benimle
sorgu odasında ifadesi alınan bir ölümsüzün gördüğü işkenceleri
evinde yakınlarına sergilerken
yaşadığı travma gibi...
Sözlerin diyorum
en çok onlar dikti beni tıpkı açtığı yaralar gibi...
saçların diyorum
onlar için henüz bir şey diyemiyorum
düzleştirmişsin duyduğuma göre
ölmem pardon görmem gerek…
Ozan Uğraş (Requiem)

Bu sihir her zaman içimde yara oldu...
Bu aşktan bana kalan..
Hoşçakal demek oldu...
Gece Yolcuları | İhtimal